21. Yüzyıl için 21 Ders/Yuval Noah Harari
Sümeyye Deniz BERTAN
Yazar
5 Mayıs 2026
Yayınlanma

Merhaba sevgili okuyucu! Öncelikle şunu söylemeliyim ki ben kesinlikle bir kitap eleştirmeni veya tanıtımcı değilim. Sadece okumayı çok seviyorum ve uzun zamandır okuduğum kitaplar hakkında notlar alıp düşüncelerimi yazıyorum. :))
"Dünyada ve hayatta çok acı vardı ve ben ne yapacağımı bilmiyordum."
Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerine danışmanlık yapan, yapay zekayı çok konuşan, akıllı telefon kullanmamaya gayret eden ve her gün iki saat Vipassana Meditasyonu yapan Harari huzurumu en az Dostoyevski kadar kaçırdı.
|. Dünya Savaşı 'na The War to End All Wars deyip 21 yıl sonra ||. Dünya Savaşı 'nı başlattık.Günümüzde 21. yüzyılda görünür bir |||. Dünya Savaşı olmasa da tarih bizi uzlaşmacı, sağduyulu ve barışçıl sayacak mı bilemiyorum.:(( Savaşın kazananı olur mu? Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayet midir?
Antroposen çağına mı girdik? Antroposen çağından sonra bizi ne bekliyor? Silikondan sonra neyin devri var?
Tarih profesörü Yuval Noah Harari'nin ilk kitabı Sapiens ile geçmişin tozlu sayfalarını araladığı, ikinci kitabı Homo Deus ile geleceği konuştuğu ünlü kitap üçlemesinin son halkası olan 21 Yüzyıl için 21 Ders ile ise şimdiyi, insanlığın karşı karşıya olduğu en acil 21 sorunu beş ana başlık altında inceliyor.
Siz de benim gibi modern hayatın karmaşası içinde bazen yönünüzü kaybetmiş gibi hissediyor musunuz? Eğer öyleyse maalesef size verebileceğim şaşmaz bir pusulam yok ama bu kitap farkındalığımı artırıp sorular sormamı sağladı diyebilirim.
"İnanılmaz miktarda bilgi yağmuruna tutuluyorsanız ve bunları sindirip analiz etmenizin hiçbir yolu yoksa nasıl davranmalısınız? Yoğun belirsizlik halinin bir arıza değil de bir özellik oldu bu dünyada nasıl yaşanılır?"
Her şey çok hızlı değişiyor. Eskiden bilgiye ulaşmak, okuma yazma bilmek neredeyse bir lükstü. Günümüzde ise devasa bir dezenformasyon denizinde çırpınıyoruz. Modern dünyada her şeyi bilmemiz mümkün mü? Farkında olmadan adaletsizliğe katkıda bulunuyor muyuz? Her şeyi bilmemiz mümkün olsaydı yine de farkında olarak veya olmayarak adaletsizliğe katkıda bulunur muyduk veya bulunmak zorunda kalır mıydık?
"Yere göğe sığdırılamayan insani seziler bir örüntü tanıma yetisidir."
Makineler fiziksel becerilerimizle, yapay zeka zihinsel becerilerimizle rekabet ederken gerçekten ileride bir gereksizler sınıfı oluşma riski bence de var. Gelecekte insanlara ne üretici ne tüketici olarak ihtiyaç olmayabilir. Yapay zeka, otomasyon ve algoritmalar her şeyi halledebilir.
"Algoritmaların ve yapay zekanın insanların yerini alması için kusursuz olmasına gerek yok. İnsanlardan daha iyi olması yeterli."
Bireysel ve toplumsal açıdan birçok olumlu ve olumsuz etkisi olan teknoloji i birbirinden çok farklı derin iki yüzü olan göz kamaştıran parıltılı bir madalyona benziyor. Uçaklar atlardan daha hızlı gidiyor diye bu, dünyanın daha iyi bir yer olduğu anlamına gelir mi Jose Saramago?
"Yapay zeka kriz anlarında insanlara göre etik kurallara daha bağlı kalabilir."
Bilinç çok enteresan bir şey değil mi? Evrende bilinç nasıl oluştu? Yapay bilinç üretebilir miyiz? Yapay bilinç üretirsek ne olur?
"Teknoloji hiçbir zaman belirleyici olamaz. Bir şeyin yapılabiliyor olması yapılması gerektiği anlamına gelmez."
Dijital diktatörlük, nükleer savaş ve ekolojik çöküş tehditlerine karşılık ne yapabiliriz, ne yapılması gerekiyor, otoriteler ne yapıyor?
"Kim demiş tarih adildir diye?"
Bence para her şey değil ama maalesef çok şey hatta neredeyse her şey.
"İleride zenginler hayatın kendisine satın alabilecek."
"En zengin yüzde birlik kişinin toplam serveti en yoksul dört milyar kişinin toplam servetinden daha fazla."
İnsanlar neden bir guruya, mürşide veya şeyhe ihtiyaç duyar? Belirsizlikten kurtulmak için mi? Bilişsel yükümüzü hafifletmek, karar verme sorumluluğunu daha bilge birine devredip rahatlayıp güvende hissetmek için mi? Hayatta kalmak, aidiyet ihtiyacımızı karşılamak için tarikatlar ve spirütüel gruplar modern dünyamızda gittikçe yalnızlaşan bireye hazır bir sosyal ağ ve kardeşlik ortamı mı sunuyor?
"İslam'ın özüne dair hararetli tartışmaların hiçbir anlamı yok. İslam'ın belli bir DNA'sı yoktur. Müslümanlar ona ne anlam atfederlerse İslam da o anlama gelir." Bence bu durum her şey için geçerli.
"İnsanlar hayatı karar aşamalarından oluşan bir tiyatro oyunu gibi algılamaya alışık."
Kurallara her zaman sonuna kadar gözü kapalı güvenebilir miyiz? Ödev mi sonuç mu daha önemlidir? Ödevler bizi her zaman iyi sonuçlara götürür mü? Her şeyi kontrol edebilmemiz mümkün mü? Kategorik imperatiflere örnekler düşünürken aklıma doğru düzgün uymadığımız insan hakları geldi. Fayda verecek sonuçlar için doğru olanı yapsak bunun ismi ne olurdu sevgili Kant? Her zaman böyle bir seçenek mümkün mü? Herkes için geçerli mutlak bir doğru var mı? Saf özgecilik mümkün mü?
"Kafa yapımızı değiştirip çocuk bakımının muhtemel en zor meslek olduğunu kabul etmeliyiz."
"Ahlak ilahi buyruklara uymak değil çekilen acıları azaltmak anlamına geliyor. Ahlaklı davranmak için acıyı derinlemesine idrak etmeniz yeterlidir."
Yazarın insanlardan başka doğadaki diğer sosyal memeli canlılardaki ahlaki davranışlara verdiği örnekler beni çok şaşırttı ve mutlu etti. Önceden türler arası empati ile ilgili karşıma çıkan içeriklere acaba yapay zeka mı diyerek şüphe ile bakıyordum.
"Hissettiğimiz korkunun dış dünyadaki bir takım atomlardan mı Bir bilgisayarın yönlendirdiği elektrik sinyallerinden mi kaynaklandığı fark etmez. Korku aynı ölçüde gerçektir. Bu yüzden zihninizin gerçekliğini sorgulamak istiyorsanız bunu Matriks'in içinde-dışında yapabilirsiniz."
İnsanlar Truman Show 'u ve Matrix 'i neden bu kadar çok sevdi? Gerçeğin ne kadarından emin olabiliriz? Kullandığımız ampirik, rasyonel, sezgisel, anolojik, matematiksel veya formel gibi deliller bizi hakikate ulaştırmaya yeter mi? Algılarımızdan nasıl emin olabiliriz?
Her şeyden şüphe etmek insanı pratik hayatta felç edebiliyor. Bunu nereden bildiğimi sormayın. Her şeyden şüphe ederek sarsılmaz bir gerçekliğe ulaşmak mümkün mü? Her şeyden şüphe etmek insanı tıbbi anlamda hasta edebiliyor. Bunu da sakın nereden bildiğimi sormayın.:)) 😅 Hayatın temelinde bir şüphe veya anlamsızlık olsa bile kişi kendi anlamını yaratma gücüne sahip midir? Şüpheyi yok etmek yerine şüphe ile birlikte yaşamak ve eylemde bulunmaktan başka pek bir seçeneğimiz yok galiba. Gerçekte kimse bize kırmızı veya mavi hap sunmuyor ki. Hem özgür hem de mutlu olmak imkansız mı?
Son olarak her şeye rağmen Seviye 5 otonom arabaları ve artık evlerimizde bile kullanabildiğimiz uygun maliyetli FDM gibi 3D yazıcılar ile özellikle tıp ve sağlık alanında yapabileceğimiz şeyleri hayal edip heyecan ve kaygı içinde beklemekten kendimi alıkoyamıyorum.